Kuşadası'nda yemek sahnesi hakkında genel bir gerçek var: çeşitlilik, kalite ortalaması ve fiyat dağılımı üçü birden geniştir. Yaklaşık 30 mekan barındıran bir ilçe için bu az şey değil. Tek bir baskın mutfak türü yok, tek bir baskın fiyat segmenti de yok. Sokakta yan yana düşük bütçeli bir dürümcü ile üst segment bir ızgara restoranı durabilir, hatta çoğu zaman durur.
Bu durumun gerçek getirisi şu: ne hissedersen onu bulursun. Hafta içi günü kurtarmak için hızlı bir öğün mü? Var. Hafta sonu uzun bir akşam yemeği planı mı? O da var. Tek başına bir bar masasında basit bir tabak yiyip kalkmak mı? Mümkün. Bu çeşitliliği Kuşadası'nda sürdüren şey aslında ilçenin günlük trafiği — esnaf öğlen yer, ofisli kalabalık akşamüstü doğar, gece kalabalığı geç saatlerde başlar. Üç farklı izleyici, üç farklı tip işletme, hepsi aynı caddede ayakta kalıyor.
Asıl iddia şu: Kuşadası'nda bir yerde "ne yiyeceğim" diye uzun uzun düşünüyorsan, mesele yer yokluğu değil, kendi kafandaki belirsizlik. Buradaki yemek arzı bilinçli karar verene açık, kararsız olana cezalı. Çünkü kapı kapı gezip menü okumak Kuşadası hızında pek mümkün değil — masalar dolar, müsait yerler farklı semtte kalır, ulaşım vakit yer. Karar baştan netse, gece de net olur. Net değilse, zar at; rastgele bir noktaya gidersin, en kötü ihtimalle yeni bir yer denemiş olursun, en iyisinde sabit favori listene bir yenisi eklenir.
İddialı kısmı: Kuşadası, "yemekte kararsız kalmak" probleminin çözümünün ya cüret ya zar olduğu bir ilçedir. Ortası işlemiyor.